-İ HALİ –E HALİ BU HAL ÖDEMİŞ’İN NE HALİ?

Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Karadeniz ağzı, Konya ağzı, Trakya ağzı, Ege ağzı gibi.

Bizim Ege’nin ağzı samimi, içten ve sıcak olduğu kadar, yüzlerde fazlasıyla tebessüm bırakan bir ağız. Yüzlerde bıraktığı bu tebessümün nedeni öyle sanıyorum sözcüklerin hatalı ya da eksik söylenmesinden kaynaklanıyor.

Örneğin bizim Ödemişlimiz tarlada ‘su suluyor’ ya da ‘orak biçiyor.’ Oysaki suladığı da biçtiği de bitkidir.

Örneğin bizim Ödemişli kasaba gidip şunu diyor:

“Beni bi kilo gıyma edivee.”

Tarlada ekilmiş bir ürünün sulaması biterken baba kendisine yardıma gelen oğluna sesleniyor:

“Suya kapat suya!”

Ya da:

“Alı vee baken onlara!”

Diyelim ki biri diğerine saat soruyor. Örneğin saat 09.50 olsun. Aldığı yanıt aynen şöyle: “Saat 10’u 10 vaa.”

Ya da saat 10.10 olsun. Bu kez “Saat 10’a 10 geçiyor.” diyecektir.

Saat konusunda sonuç olarak saatler doğruyu gösterse de Ödemişimizdeki kimi ağızlarda dilimizdeki ismin hali –i iken bir bakmışsınız –e hali oluvermiş ya da tam tersi.  

Ödemişin kimi köylerinde hemen her şeye ‘eşya’ diyen insanlar var. Onlar için yenilen içilen de eşya, kullanılan da…

Yine Ödemişimizin kimi köylerinde bazı sözcüklerin sonlarındaki ‘r’ ve ‘l’ gibi harflerde yutma var. Hiç kullanılmadan örneğin “var” yerine uzatarak “vaa”, “gel” yerine de “gee” denildiğini pek çok yerde duymuşsunuzdur.

Okullar dili düzgün öğrenme, öğretme yeri. Ancak öğrencilerin büyük bir bölümü ailesinden, çevresinden duyduklarını doğru olarak kabul ettikleri için özellikle ismin –e hali ile –i halini birbirine karıştırmaya devam ettikleri gibi bir kısmının ilgili konunun doğrusunu öğrenme adına gayretli olmadığını görüyoruz.

Bırakın öğrencileri, alanında yüksek öğrenim görmüş kişiler bile zaman geliyor ama bilerek ama dikkatlerinden kaçarak bu bizim Ödemiş ağzını kullanıyor. Bu ağzı aslında Aydın ve Muğla yörelerinde de oldukça yaygın. Ülkenin neresinde olursanız olun biraz tebessümle bu ağzın hemen arasında olmak olası.

Eee ne diyelim dilin zenginliği. Kasıtlı bozulmalara yol açmadığı sürece bu zenginliğe belki birer katkı ama aşırıya gittiği sürece de dile zarar verebileceği ortada.  

Güzel dilimizi en güzel biçimiyle yaşatacağımız güzel Türkçeli günlere…

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.