LOZAN ve KIBRIS

Temmuz denilince akla yazın o aşırı sıcaklarıyla birlikte deniz ve yayla odaklı tatil mevsimi gelir. Temmuz denilince akla bir de bu ülkenin Cumhuriyet değerlerini özümsemiş aklı başında, oturup düşünen insanlar için Lozan ve Kıbrıs gelir.

Tarih 24 Temmuz 1923 Lozan Barış Antlaşmasının tarihi. Büyük bir özveriyle girişilen ve zaferle sonuçlanan, adeta Türkiye Cumhuriyeti’nin tapusu olma özelliğini taşıyan Lozan Barış Antlaşmasının bu yıl 96. Yıldönümü.

Tarih 20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtının tarihi. Dönemin Başbakanı merhum Bülent Ecevit’in liderliğinde CHP-MSP koalisyon hükümeti tarafından gerçekleştirilen bu tarihi harekâtın 45. Yıldönümü.

Her ikisi de onurdur, gururdur. Her ikisi de Türkiye Cumhuriyetinin gücüdür. Kıbrıs Barış Harekâtı adaya yapılmış olsa da aslında her ikisi de Emperyalistlerin dönem dönem uşaklaştırdığı hayalci Yunan siyasetine karşı haklı biçimde girişilen hareketlerdir.

Kimi tarih bilmez cahillerce çok tartışıldı, çok öne sürüldü, küçümsenmeye çalışıldı Lozan. Oysaki yukarıda da belirttiğim gibi Lozan ülkemizin tapusu olma özelliğini taşır. Kurtuluş Savaşının bitimiyle Emperyalist güçlere karşı alınan gerçek bir zaferdir. Elbette ki bu zaferin mimarları başka Mustafa Kemal ve o kadar baskı ve gözdağlarına karşı bu önemli girişimi büyük bir strateji ustalığı göstererek bizim açımızdan kazançlı çıkmamamızı sağlayan İsmet Paşa’dır. Bu tarihi antlaşmanın önemini maddeler halinde hatırlatmak gerekirse:

Yeni Türk Devleti ve Misâk-ı Millî, düşmanlarımız tarafından resmen kabul edilmiştir.

Askerî zaferler siyasi zaferle sonuçlanmıştır.

Türkiye savaş tazminatı ödememiştir.

Kapitülasyonlar kesin olarak kaldırılmıştır.

Ülke sınırları Irak sınırı hariç belli olmuştur.

Türkiye açısından I. Dünya Savaşı sona ermiştir.

Azınlıkların Türk vatandaşı sayılması ile dış güçlerin içişlerimize karışması önlenmiştir.

Millî Mücadele hareketi, bağımsızlık için uğraşan diğer milletlere de bir örnek olmuştur.

Antlaşma, I. TBMM tarafından imzalanmış, II. TBMM tarafından onaylanmıştır.

Bu bağlamda dönemin zorlu koşulları göz önüne alındığında Lozan namustur, Lozan gururdur, Lozan tapudur.

Gerek Lozan gerekse Kıbrıs konusu gündeme geldiğinde olaya siyasi bir partinin genel başkanlığı açısından bakılacak olursa ilginç bir durum daha ortaya çıkar. O da İsmet İnönü ve Bülent Ecevit halef selef olmalarıdır.

Kıbrıs Barış Harekâtına gelecek olursak, parolası ise "Ayşe tatile çıktı" idi. Bu tarihi harekât Türkiye Cumhuriyeti Devleti Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Garanti Anlaşması’nın III. maddesine dayanarak gerçekleştirdiği bir harekâttır.  45 yıl önce,  Kıbrıs Adasında birlikte yaşayan Türklerle Rumların arasını bozmak isteyen bazı etnik grupların silahlı saldırılarına maruz kalması sonrasında dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, görüşmelerden bir sonuç alınamayınca TBMM’yi olağanüstü toplantıya çağırmış ve Kıbrıs Barış Harekâtına karar verilmişti. TSK 1974 yılında, Yunanistan’ın Kıbrıs’ı topraklarına katma çabaları ve Rumların saldırıları sonucunda adaya çıkarma kararı aldı. Adadaki Türklerin uğradığı baskı ve zulmü ortadan kaldırmak amacıyla Türk Silahlı Kuvvetlerin tarafından gerçekleştirilen bu harekât, TSK’nın zorlu koşullarda gerçekleştirdiği en önemli başarılardan biridir. Bu parolada adı geçen Ayşe’nin, dönemin Dışişleri Bakanı Turan Güneş’in kızı olduğu söyleniyor. Harekâtta üç gün içinde ne yazık ki 57 şehit verildi, 184 askerimiz de yaralandı. Örneğin ismi, başta okullar olmak üzere kimi kurum ve yerlere verilen Cengiz Topel bu harekâtta şehit düşen hava pilot yüzbaşıdır. Şehidimizin ve diğer şehitlerimizin ruhları şâd olsun.

Temmuz ayı hem Lozan hem de Kıbrıs’tır. Her ikisi de T.C. olarak önemli başarılardır. Kutlu olsun.

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.