TARİHTE LOZAN ZAFERİ

Yazar ve Tarihçi : Mustafa  Solak

Kimileri “İngilizlerin Osmanlı’yı durdurmak için laik Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdurduklarını”, kimileri “Lozan’da çok toprak kaybedildiğinden” hareketle Lozan Antlaşması’nın zafer değil hezimet olduğunu, 2023’te sona ereceğini iddia ediyor. Hatta Lozan’ın güncelletilerek “kaybedilen” toprakların yeniden elde edilmesini arzulayanlar da var.

 İngilizlerin Osmanlı’yı durdurmak için laik Türkiye Cumhuriyeti’ni kurdurduklarını, Sevr gösterilerek, Lozan’ın imzalatıldığını, yani ölümü gösterip sıtmaya razı ettiklerini iddia etmişti. İngilizlerin “Müslümanları İslâm’dan uzaklaştırmak” için başvurdukları yollardan birinin “Osmanlı’nın yerine seküler Türk devletinin kurulması olduğunu şu cümleleriyle yansıtıyordu:

“Seküler Türk devletinin kurulmasında, İngilizler, doğrudan değil, dolaylı olarak rol oynadılar.

Yunanlar üzerimize salındı.Sevr gösterilerek, Lozan imzalatıldı. (Ölümü göstererek sıtmaya razı ettiler bizi!)Hilâfet kaldırıldı.Sonuçta, Jakoben, tepeden monteleme yöntemiyle işleyen, önce devleti, sonra toplumu sekülerleştirmeyi yani İslâm’dan arındırmayı, uzaklaştırmayı hedefleyen kapsamlı bir proje hayata geçirildi.”Dahası yazar Lozan Barış Antlaşması ile Anadolu yarımadasına hapsedildiğimizi iddia ediyor. Bu sözlerin yazarı emperyalizme isyan ederek kurulan laik cumhuriyetimizden önce kapitülasyonlar yoluyla İngilizlere ve diğer emperyalist devletlere ekonomik, siyasi hukuki bağımlı olduğumuzu, kendisinin ifadesiyle ayağımızın prangalarla bağlı olduğunu bilmez mi?

İngilizlerin İstanbul’un işgal ettiği, padişahın da İngilizlere boyun eğdiğini bilmez mi?

Anadolu yarımadasına hapseden anlayışın laiklik değil de İslamcılık olduğunu bilmez mi?

Hatta bırakalım Anadolu’yu eğer Anadolu’daki Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğindeki milli mücadele durdurulmazsa İstanbul’un dahi elden gideceğini söyleyen Damat Ferit Paşaların, Vahdettin’in, İngilizin varlığını bilmez mi?İngilizlerin laik devlet kurdurmak yerine avucundaki halife aracılığıyla tüm İslam alemini yönlendirmek istemesinin daha akılcı olduğunu bilmez mi?

İstanbul gibi birçok şehrin Gayrimüslim olan İtlaf devletlerince işgal edildiğini, Müslümanların düşman dipçiği altında yaşamaya mecbur olduğunu ve buraları kurtaranın laik önderlikteki Kuvvacılar olduğunu bilmez mi?“Prof. Dr.” ünvanlı olduğuna göre bilir de laiklik ile sorunlu olduğu için laik Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde imzalanan Lozan Antlaşmasına karşı olur.

“Lozan zafer değil hezimettir” diyenler şunu söylüyor“Birileri Lozan Antlaşması’nı zafer diye yutturmaya çalışıyor. Birileri bize Lozan’ı zafer diye yutturmaya çalıştı. Bağırsan sesimizin duyulacağı adaları verdik. Bu zafer mi? O masaya oturanlar Lozan’ın hakkını veremediler.”

“Bu zafer mi?” diyenlere yanıtı ise İngiliz Heyeti Başkanı Lord Curzon’un Lozan’da isteklerine direnen İsmet İnönü’ye söylediklerini gösterelim:“Hiçbir dediğimizi kabul etmiyorsunuz. Biz de neyi reddederseniz hepsini şimdilik cebimize koyuyoruz. Savaş sonrası ülkeniz harap durumda ve paranız da yok. Yarın para istemek için karşımıza gelip diz çöktüğünüzde bu gün reddettiklerinizi cebimizden birer birer çıkarıp size göstereceğiz.” Türkiye Kıbrıs’tan Lozan’da vazgeçmedi. Lozan sadece İngiltere’nin 1914 yılındaki Kıbrıs ilhakını tanıdı. Ada 1882’den itibaren Osmanlı toprağı olmaktan çıkmıştı. Tahtta II. Abdülhamid vardı. 1913 yılında imzalanan Londra Antlaşması’yla Yunanlar, Gökçeada ve Bozcaada dışındaki adaları işgal etti. Bu adaları Lozan’da aldık.

2. Balkan Savaşı sonunda yapılan Atina Antlaşması (14 Kasım 1913) ile Girit, Gökçeada, Bozcaada, Meis ve Kaş adaları dışındaki tüm adalar Yunanistan’a verildi. Ege Adaları’nın geleceğinin “büyük devletlerce belirlenmesine” karar verildi. Osmanlı Devleti’nin itirazı üzerine 14 Şubat 1914’te Osmanlı’ya iletilen Londra’da Büyükelçiler Konferansı kararları ile Meis Adası hariç 12 Ada İtalya’ya, İmroz (Gökçeada) ve Bozcaada dışındaki bütün Ege Adaları Yunanistan’a verildi. Osmanlı Devleti 15 Şubat 1914’te büyük devletlere bir nota göndererek bu durumu kabul etmese de I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla Ege Adaları fiilen Yunanistan’da ve İtalya’da kaldı. Türkiye’de ise fiilen Gökçeada, Bozcaada ve Meis vardı.

Lozan’da Gökçeada, Bozcaada, Tavşan Adası, Eşek Adası gibi adalar alınabilmişti. Ayrıca Anadolu sahillerine üç milden az uzaklıkta bulunan adalar ve adacıklar da Türkiye’ye verilmişti. Lozan’da kaybedildiği, “bağırsak sesimiz duyulacak” diye iddia edilen adalar, daha önce elden çıkmıştı.

Lozan 2023’te mi sona eriyor?Lozan Antlaşması’nın her yıl dönümünde “çok gizli” yazan 21 maddelik ek protokolün olduğu teranesi ısıtılır. Bu ek protokolde şu maddelerin yer aldığı iddia edilir:

Madde 2: ”Türkiye, Boğazlar üzerindeki hâkimiyetinden 24 Nisan 2023’ü 25 Nisan 2023’e bağlayan gece yarısı tamamen vazgeçecek ve bölge, anlaşmada imzası bulunan diğer devletlerin hâkimiyeti altına girecektir.

Lozan’ı emperyalizm de güncellemek istiyor. Biz Lozan’ın ihlal edilen hükümlerini uygulatalım yeter. Yani Lozan’a sahip çıkalım. Yunanistan ve emperyalist devletler Lozan’ı uygulamaya davet edilmeli, adacıklar ve Kıbrıs üzerindeki hak ihlallerine karşı çıkılmalı ve Irak, Suriye, İran gibi bölge ülkeleriyle, egemenlik hakkına, rejimine, toprak bütünlüğüne saygı göstererek emperyalizme karşı birleşmelidir.

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.