KANDİL

Ay, mübarek Ramazan olunca birkaç haftadır yazdığım konular da doğal olarak bu ayın içeriğiyle paralellik oluşturuyor.

Regaip Kandili…

Miraç Kandili…

Berat Kandili…

Mevlit Kandili…

Bu kandiller yıl içinde ardı ardına sıralanınca dolayısıyla kutlamaları(!) da ardı ardına geliyor.

Kendi halinde samimi, sorgulayan, mantık çerçevesinde inançlı biri olmama karşın başkaları gibi kandil ve cuma kutlamak gibi bir durumum söz konusu olmadı nedense. Din konusunda bilgin değilim ama bunun dini basite indirgeme olduğunu yıllar öncesinden bu yana aklım ve mantığım bana sürekli fısıldadı. Şimdi bu konuda fikirlerini beğendiğim ve kendime oldukça yakın bulduğum konunun uzmanları da benzer şeyleri söylüyor. Örneğin Prof. Dr. Mehmet Okuyan…

Yeter ki bir şeyler geleneksel olmaya görsün. Bir de bakmışsınız herkes arkasında. Facebook, whatsApp, twitter, SMS vb. yollarla her yer dolup taşıyor. Geriye kalansa içeriği boşaltılmış, saptırılmış, kendi içinde olmadığı halde gelenekselleşen bir durum:

“Kandiliniz mübarek olsun.”

Tıpkı mevlit de aynı değil mi?

Mezarlıkta defin sonrası mezarlık girişinde yerini almış olan araçtan pide, ayran vb. ziyafeti çekmek de aynı değil mi?

Ancak bu konuda hatırı sayılır kişi ve kurumlar da istenilen biçimde ses çıkarmayınca alın size dini gelenek algısı.

İnternette geçerli dini bir site, hani o çok üzerine düşen kandil kutlamaları var ya bununla ilgili bakın nasıl yorum yapmış: “Kandil (mübarek gün ve geceler) kutlamaları bid'at mıdır? Allah'ın emri değil ve üstelik Peygamber de kutlamamış ve tavsiye de etmemiştir. Ne Kur'an'da ne hadis ve sünnetlerde böyle bir çağrı ve uygulama yok. Kadir dışındaki gecelerin kutsallığı hakkında Kur'an'da herhangi bir bilgi bulunmaz. Hadiste de Beraat gecesi dışındaki geceler hakkında kesin sayılabilecek bir bilgi ve yönlendirme yoktur. Bu nedenle bazı İslâm bilgin ve hukukçusu bu gecelerin kutlanmasına, hem de bu gecelerde toplu biçimde ibadet yapılmasına bid'at olduğu gerekçesiyle karşı çıkmışlarsa da, İslam toplumu içerisinde bu gecelerde ibadet etmek yaygınlaşmıştır. Ayrıca bu gecelerin kutlanmasını nehyeden bir rivayet de yoktur.”

Sayın Okuyan’ın da belirttiği gibi Kadir Gecesi dışında belirtilen bir gece yok. Üstelik dikkat ederseniz bu kutsal gece de Kur’an-ı Kerim’de Kadir Suresinde geçmektedir. Gecenin adında da ‘kandil’ sözcüğü değil, ‘gece’ sözcüğü kullanılmaktadır. Bu arada yarın Kadir Gecesi…

Yukarıda ismini verdiğim, görüşlerini mantık dini anlamında önemsediğim Kur’an-ı Kerim araştırmacısı, İlahiyatçı Prof. Dr. Mehmet Okuyan şunu söylüyor:

“Kandil geceleri dini, Kuran' ı taksit taksit hayattan çekme projesidir.”

“Bana kandil mesajı göndermeyin.” diyor ve ekliyor: “Kandilin mübarek olsun. Olmasın. Kandil… Kandil yok. Kutsal gece mi? Kadir gecesi… Tamam. Onu kutsal yapan ne? İçinde Kur’an’ın indirilmesi. Senin Kur’an’la buluştuğun her an kadrindir. Regaip kandili… Ne olmuş? Peygamberimizin ana rahmine düştüğü geceymiş. Hadi oradan! Uydurup durma gözünü seveyim. Nereden biliyorsun? Daha hangi yıl doğduğu bile belli değil. 571 diyen var, 570 diyen var, 569 diyen var. Yılı belli değil, gecesini biliyor. Öyle mi? Bunlar nedir biliyor musunuz? Kuran'ı taksit taksit hayattan çekme projesidir. Adamın sözüne bak: Ne zararı var? Şimdi bizim hayatımız ne zararı var üzerinden mi yürüyecek? Ben sana söyleyeyim ne zararı var. Kur’an-ı, İslâm’ı birkaç geceye indirgeme zararı var. O gece bir şeyle yapıyor. O geceye mahsus tespihler var, namazlar var. Kılıyorsun, bütün tamam…”

Özetle ve önemle şuna da vurgu yapıyor:

“Bir tane kandil var, o da Kadir gecesidir. Gerisinin bir referansı yok, bunlar çok sonra çıktı.”

Yukarıdaki ifadeler ibadet konusunda üzerinde sıkça durulan “İbadetin makbul olanı az da olsa sürekli yapılanıdır.” düşüncesiyle de apaçık çelişir durumdadır.

Bilindiği üzere mübarek Ramazan ayının sonlarındayız. Ramazan öncesi başlayan belli aralıklarla telefonlarınıza gelen “Kandiliniz mübarek olsun.” ile yoğunlaşan kandil kutlamaları… Hep aynı yollardan hep aynı paylaşımlar ya da iletiler… Hani bunlara zaman ayrılanlar bir kenara çekilip iki rekât nafile namaz kılsa sevabı daha fazla olmaz mı?

Sonra diğer kandiller gelir, uygulama yine aynı... Her yer resimli, süslü, yaldızlı kandil kutlamaları… Durumu, dinin özüne inebilme eğiliminin dile vurmuş popüler kültür ağırlıklı kolay biçimi olarak niteliyorum.

Ben şahsen ne SMS, ne facebook üzerinden, ne whatsApp yoluyla hiç kimseye kandil kutlaması göndermedim ve göndermiyorum. Bu durum bende yılardır aynı. Çünkü yapmacık geliyor. Yapacaksan bak Ramazan ayıyla zirve yapacak mübarek üç aylar girmiş, boş kandil kutlamaları yerine ibadetlerinle içini doldur. Müslümanlığını sözde değil, yapmacık değil, özde olduğunu göster.

İlginç bir örnek daha: Türkiye’den bir vatandaşımız, Arabistan’daki bir arkadaşına kandil mesajı atmış, halini hatırını sormuş, kandilin oradaki durumunu merak etmiş. “Burada kandil kutlamak falan yok.” Karşılığını almış. İşte durum bu… İslâmiyet’in doğduğu topraklarda bizde zorunlu algısı bıraktırılan kandil kutlamaları yok. Kısacası şu: Kuru söze gerek yok.

Dini, kendi kafamıza göre yorumlayıp basite indirgersek, özden çok söze önem verirsek, kısaca kolayımıza getirip, çıkarımıza uygun din olgusu yaratacak olursak bu konuların ikilemi sürer gider.

İyi bayramlar.

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.