( ESNAFIN SESİ )


     mustafakoksoy@hotmail.com

Geçenlerde Tarım ve Orman Bakanlığı gıda ürünlerinde tağşiş yapanları ifşa etti. Liste hayli uzun ve manzara kaygı verici. Bakanlık bu listeyi iyi ki yayınladı. Listenin yayınlanmasının bu firmalara verilebilecek en etkili ceza olduğu kanaatindeyim. Eskiden Ahiler bozuk mal satan ya da bir şekilde müşteriyi aldatan esnafı, dükkânını kapattıktan sonra pabucunu da dükkânın damına atarak ifşa ederlermiş. Pabucunu dama atmak deyimi oradan geliyor zaten. Bakanlık yayınladığı listeyle bu firmaların pabucunu dama atmış.

İnsana ve topluma bu şekilde zarar verenlerin böyle bir yolla cezalandırması etkili bir yol elbette. Ama esas olan bu tür fecaatlerin yaşanmasını kaynağından önlemek lazım. Allah korkusu ve kul hakkına girmeme hassasiyeti taşıyan inşaların çoğalması gerekiyor. Ancak böylelikle toplum gerçek bir feraha kavuşabilir. Tabi böyle insanların yetişmesi ve topumun bir güven toplumuna dönüşebilmesi için ciddi eğitim ve denetleme yapılması önemli. Ancak eğitim ve denetleme deyince bu işlerin sadece devlet eliyle yapılması gerektiği anlaşılmasın. Yukarıda Ahilerin yaptıkları bir uygulamadan bahsettik. Ahiler, Osmanlı’nın kuruluş ve yükselmesinde ciddi emeği olan bir tasavvufi esnaf teşkilatıdır. 16. Yüzyıla kadar da etkin bir şekilde ticarî ve sosyal hayatta hizmetler görmüş tamamen gönüllülerden oluşan bir esnaf ocağıdır. Gündüzleri işinde gücündeyken akşamları tekke ve zaviyedeyken hep ibadet aşkı ile yaşayan insanlardan oluşur Ahilik. Erdem, güzel ahlak, yiğitlik, mertlik, cömertlik, misafirperverlik gibi ulvî değerlerimize sıkı sıkıya bağlı esnaflardan oluşan bir örgüttür. Bu değerleri kazandırabilmek ciddi bir eğitim sistemi kurmuşlardır kendilerine. Maalesef bugün gitgide yok olan çıraklık, kalfalık, ustalık silsilesiyle yetişirdi Ahi esnaflar. Ve yukarıda bir örneğini verdiğimiz gibi de ciddi bir denetleme ve ceza sistemiyle de bu yapılarını muhafaza etmişlerdi. İşte böyle bir teşkilata sahip Osmanlı, toplumsal güçle gelişmiş hem kuruluşunu hem yükselişini bu teşkilatla sağlamıştır diyebiliriz. Bu arada ekleyelim Osman Gazi’nin en büyük yardımcısı aynı zamanda kayınbabası olan Şeyh Edebali(k.s) bir Ahi şeyhidir.  

Devletleri güçlü yapan güçlü toplumsal yapılarıdır. Güçlü bir toplumsal yapı için de çarşı pazarın erdem ve güzel ahlak ölçüleriyle var olması gerekir. İşte bunun için en güzel örneklerini eski Ahi geleneğinde bulduğumuz esnaf sistemi siyaset ve çıkar ilişkilerinden uzak olmak şartıyla yeniden tesis edilmelidir. Böyle bir teşkilatın da en önemli düsturu “Emredildiği gibi dosdoğru ol!” ayetiyle “Bizi aldatan bizden değildir.” hadisi ve Ahiliğin “Eline, beline, biline sahip ol!” ilkeleri olmalıdır.

Yazımızı bir Ahî şeyhinin ustalığa geçen kalfalara ettiği nasihatle bitirelim: Harama bakma, haram yeme, haram içme, sabırlı ve dayanıklı ol. Yalan söyleme. Büyüklerden önce söze başlama. Kimseyi kandırma. Kanaatkâr ol. Dünya malına tamah etme. Yanlış ölçme, eksik tartma. Kuvvetli ve üstün durumda iken affetmesini, hiddetli iken yumuşak davranmasını bil ve kendin muhtaç iken bile başkalarına verecek kadar cömert ol.

 

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.