BADEMLİ

Küçük Menderes’in gözde mesire alanı “ırmaklar yurdu” Bademli’ye hoş geldiniz.

Ortaçağ boyunca kervanların geçiş güzergahında bulunan önemli bir Pazar yeri olan Bademli Aydın dağlarına (Mesogis) yaslanmış, her yerinden akan çaylarıyla Küçük Menderes (Kaystros) ırmağına dokunan doğa harikası bir kasabadır. Ortaçağ’da Bizans hakimiyetinin zayıfladığı dönemlerde Pazar yerlerinin hamisi olan Cenevizliler bir süre sürdürmüşler varlıklarını. Ta ki Horasan Erenleri gelene kadar… Hacı Gamış, Derviş Mehmed, Hacı Bilal, Derviş Mehmed oğlu Nuri ve adı bilinmeyen bir derviş daha Cenevizlilerden almışlar Potamia kalesini. Bu 5 eren Evliyabaşı kurganında (anıt mezar) yatmakta. Pazaryeri diye anılan yer de sit alanı, bir gün beklide eski halinin canlandırıldığı bir açık hava müzesi olur, iyi de olur. Bir zamanlar kervanlar Aydın Köşk tarafından gelirken bu şirin pazaryerinde mola verip, ihtiyaçlarını giderirlermiş.

Adı buranın bademi meşhur herhalde dedirtiyor, ama işin aslı farklı: Rivayet o ki; bir zamanlar o güzelim dereleri sayesinde “ırmaklar yurdu” anlamına gelen Potamia diye anılırken, önce Bodamya’ya, ardından Bodemya’ya, sonra Bademiye’ye ve nihayet Bademli’ye dönüşmüş bu sevimli kasabanın adı yüzyıllar içerisinde.

Ödemiş’in güney doğusunda, yaklaşık 20 km uzağında bulunan 250 metre civarında bir rakıma sahip, doğanın güzel yüzünü bolca gösterdiği bu şirin kasaba havzanın piknik alanı aynı zamanda. Hatta neredeyse 12 ay boyunca piknik için gelinmekte buraya. Kent ormanının bulunduğu alana veya festival bölgesine veya derelerden herhangi birinin yanı başına hala gitmediyseniz, hemen hazırlığa başlayın, bu hafta piknik için Bademli’deyiz, suyun yanı başında, yeşilliklerin içerisinde, güzel bir rakımda, yer yer nefis bir manzara eşliğinde ne dersiniz…

Bu ırmaklar yurdunun “selli”, “karlık”, “kozluk” ve “kırkım” dereleri sonunda birleşerek hep birlikte Küçük Menderes’e akmakta. Yakında bitecek olan barajı, değirmenleri ve meşhur doğal kaynak suyu olan “Badem su” yu ile tam bir su cenneti kasaba. Yaslandığı Aydın dağları (Mesogis – Güneşe Dokunan Yerler) ‘nın en yüksek doruğu olan Hacetdede de Bademli sınırları içinde yer almakta. Bu nefis doğa dağcıları da çekmekte, her yıl Ödemişli dağılar şenliklerini Bademli de yapmakta. Bademli aslında su yönünden pek zengin olmayan Küçük Menderes Havzası’nın şanslı birkaç yerleşiminden biri. Yaşayanlar da şanslı, yeşil ve su cennet tasvirlerinde oldukça kullanılan ikili ve burada fazlasıyla mevcut. Suyunu içmeden, derelerinde piknik yapmadan veya bir mola vermeden gitmeyin, bu asırlardır yapılıyor unutmayın…

Son belediye seçimleriyle ( “Bütünşehir Yasası” ile) birlikte; belediyesi olan bir kasabayken mahalleye dönüştürülen Bademli’den bir zamanlar hepsi bir birinden güzel Mescitli, Emirli, Kemenler, Pirinçci ve Bıçakçı köyleri ayrıldı. Merkezi Kale, Yakaçelebi, Aşıklar (Aşıklaroba) ve Akçalı (arapbaş) adında 4 mahalleden oluşurken, yine aynı yasa ile birlikte tek mahalleye (Bademli mahallesi) dönüştü.

Bademli yer altında barındırdığı tarihsel mirasın dışında yer yüzünde de hissedilen bir tarihsel doku barındırmakta. 100’ e yakın tescilli yapının dışında, 2 mahallesi (Kale ve Akçalı mahalleleri) de tamamen sit kapsamındadır. Sadece birkaç yapının dışında henüz restorasyon uygulamalarına başlanamamıştır (kaynak yetersizliğinden). Sit alanı olan mahallelerde sokak sağlıklaştırma projeleri hazırlanmış, uygulamayı beklemektedir. Ayrıca Hakkı Çakır Evi’nin restorasyonu tamamlanmış, kent

müzesi olarak kazandırılmayı beklemektedir. Yine restorasyonu tamamlanmış olan “Bayramlar Konuk Evi” de halen belediye bünyesinde konaklama hizmeti vermektedir. Etem Ağa Konağı, Kadı Oturağı, Alman Hafız Evi, Hayrettin Efendi Cami ile Kılcı Cami gibi birbirinden özgün mimari eserler günümüz Bademli’ sinde dikkat çekmektedirler. Potamia kalesi, Pazaryeri köprüsü, Bükürgüme, Asarbeli, Dilalar, Yarbaşı, Tolmantepe, Pazaryeri gibi yer yer kalıntıları kalmış tarihi miraslarla birlikte Bademli bütünsel bir tarihi kasaba boyutuna ulaşmaktadır. Asarbeli ‘nde ki buraya “Arabın Bağ Kümesi” veya “Cavurun Su Mevkii” de denmekte kaya mezarlarının yanı sıra kayaların arasında tarihi su çukurları ile kayalarda sembol ve şekiller yer almaktadır. Bademli sokaklarında dolaşırken yoğun bir tarihi doku sizi sarmalar, özgün Türk evleri türlü türlü güzellikte önümüze çıkar. Gezerken ayrıntıları yakalamaya ve tarihi dokunun tadını çıkarmaya dikkat edin. Umarız bir an önce devlet yardımıyla restorasyonlara hız verilir.

Kurgan denilen anıt mezarlar kasabaya yayılmıştır: Evliyabaşı, Hacettepe, Musella, Asar, Kumtepe ve Kepkebir. Aynı zamanda Bükürgüme ise bir höyüktür.

Bademli’nin gelenekselleşmiş festivalleri meşhurdur. Öyleki “Kiraz Festivali” nerdeyse yarım asırdır (bu yıl 46. Sı gerçekleştirildi) sürdürülmekte, bölgedeki kirazın hasad zamanına göre haziran ayının 1. Veya 2. Pazar günü yapılagelmektedir, festival günü ikramlar, yarışmalar ve konserle birlikte panayır organize edilmektedir. Yine “Selli Bayramları” dini bayramlarımızı takip eden 2. Pazar günleri yapılmaktadır, bu bayramlarda panayır kurulmaktadır. Selli Bayramları’nın özgün bir hikayesi vardır: Rivayete göre yüzyıllarca yıl önce, o dönem bayram namazlarının kılındığı açık bir namazgah olan Musalla düzlüğünde yine bir bayram günü namazı esnasında yağan ve sele neden olan yağmurlar yüzünden adı Selli bayramları olarak kalmıştır. Yine başka bir rivayete göre yine bir bayram namazı esnasında yağan ve sele neden olan yağmurlar sonrası bir türlü kutlanamayan bayram ancak 2. Hafta sonrasında kutlanabildiği için zamanlama olarak da bayram sonralarındaki 2. Pazarlar gelenekselleştirilmiştir. Son yıllarda da Nisan ayında “Dağcılık Festivali” gelenekselleştirilmeye çalışılmaktadır. Festival ve Şenlikler bir yörenin değerlerinin tanıtımında önemli birer araçtırlar. Bademli gibi festivallerini gelenekselleştirmiş yöreler markalaşma sürecinde hep bir adım önde olurlar. Halkının bunca yıl festivallerine sahip çıkıyor olması takdire şayandır. Bu kadar içselleştirilmiş festival ve bayramları aman kaçırmayın derim.

Efsaneler yörelerin esrarengiz ve özgün tarihlerinin ipuçlarıdır aslında. Bademli’nin de en bilinen efsanelerinden biri “Cinibiz Kralları” efsanesidir: Cinibiz bir zamanlar yöre halkının Cenevizlilere taktığı addır. Cenevizliler, Bizans’ın güçsüz olduğu dönemlerde özellikle ticari değeri olan yerleşimlerde yönetimi ele geçirmişler ve halkın Cinibiz Kralları dediği kişilerce yönetilmişlerdir bir süre. Bu krallar halktan topladıkları vergilerle zenginleşmişlerse de, Türkler havzaya yayıldığında endişeye düşmüşler ve bir çoğu kaçmadan önce hazinlerini bir gün geri dönüp alırız diye bilinmeyen bir yerlere gömmüşlerdir rivayete göre. O gün bugündür halk şuraya mı, yoksa buraya mı gömmüşlerdir ümidiyle hazineleri bulma rüyasını görmeye devam etmiştir…

Bademli yazı dizimiz haftaya da devam edecektir.

yasargnydn@gmail.com

 

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.