DEPREMİN DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ

Değişimler; depremler kadar korkutucu veya sarsıcı olmayabilir ama insanı derinden etkiler.

Altı aydır görmediğiniz birine kefil olmayın demiş büyükler. Hayat bir değişim ve dönüşüm sürecidir bence. Boyumuz uzarken, kemiklerimizin ağrıması gibi direnç gösterdiğimizde hayat yorar bizi.' Akışa bırakmak 'deyimiyle özetlene bilenecek pek çok durum vardır ama en belirgin değişimler, keskin duruşlar da daha büyük değişim ve dönüşümleri üretir çoğunlukla. Nesi farkı lafını gençliğimizde çok duyduk ama gençlerle aramızda farklar olacağını hiç düşünemedik. Düşünsek de düşünemesek de duruş, bakış, söylem ve eylem farklılıklarını yaşadık. Bu yüzden yeniyi bazen reddettik, bazen de anlamaya çalıştık. Anlamaya çalıştığımız süreçler daha yumuşak geçişleri sağladı. Direndiğimiz konular ise her anlamda yordu. Değişim önüne- geçilemez bir sel gibi. Kimi zaman büyümek, kimi zaman ise küçülmek için değişimi seçtik. Kendimizi, hayallerimizi besleyerek büyütebileceğimizi düşünüyorum ben. Hayallerimiz varsa genç ve dinamik kalabiliyoruz. On beşinde evlenmiş, yirmisinde 4 çocuk sahibi olmuş birinin yorgunluğu ve hayata bakışı ile yirmi beşinde üniversiteye bitirmiş birinin hayalleri farklıdır. Hiçbir zaman geç değildir hayal kurmak için ama yılların bıraktığı tortudan dolayı sınırlarımızın daha keskin ve daha dar olma ihtimali çok da zayıf değildir.

Depremler çok can yakıcı ve kendini evrenin merkezi sanan bir insan içinse güçsüzlüğünü hatırlatan önemli afetlerdendir. Hayatımız boyunca eğer kendimizi bilgiyle, sevgiyle, çeşitli becerilerle donatırsak, karşılaştığımız zorlukların ve şiddetli yıkımların altında ezilmekten kurtulabiliriz. Elazığ depremi ile ilgili paylaşılan görsellerde bir fotoğraf çok dikkatimi çekti. Kenarındaki evler ciddi bir hasar almadan duruyorken, bir bina yerle bir olmuş ve pek çok insan altında kalmış, kurtarılma çalışmaları yapılıyor. Elbette yaşadığımız sorunların altında bizler de kalabiliriz veya bize ait olmayan sorunlar yüzünden eziyet çekiyor olabiliriz ama yine de ayağa kalkıp yeniden yaşama başlayabiliriz. Bu başlangıç, önceki yaşantımızdan oldukça farklı olur ama. Öyle ya sevdiklerini, en vazgeçilmezlerini bir anda kaybeden bir insanla, gördüğü, bildiği ve hazır bulduğu her şeyin şımarıklığını yaşayıp, ağız burun kıvıran biri aynı duygularla hareket edemez. Eşyanın, insanın tabiatına aykırı bir şeydir bu. Oysa ' Tarih tekerrürden ibarettir' sözünün genel kabul gördüğü topraklarda yaşıyoruz biz. Yaşadıklarımızdan öğrendiğimiz bir şeyler varsa, her depremde aynı cümleleri kurmanın mantığı nedir? Fakirliğe, cahilliğe atfederek içindeki suçluluk hissini susturanlar, ne öğrenmişlerdir yaşadıklarından? Bu çürük binaları yapanlar kimlerdir? Bu çürük binalara izin verenler kimlerdir? Depremlerden sonra konuşup, unuttuğumuz ne çok şey hatırlıyorsunuz sizlerde herhalde.. .

Hayatımızda, Dünya'mız da değişecek, dönüşecek, bundan kaçış yok. Ama önlem almak, daha az yıpranmak veya yeni duruma donanımlı bir şekilde hazırlanmayı seçersek, daha mutlu yaşarız. Yaşamak çok bilinmeyenli bir denklem. Ne kadar kural, ne kadar bilgi öğrenmişsek, o kadar hızlı bir biçimde gelişiriz. Bilgi kutsaldır. Bildiğini uygulayabilmek ise daha kutsal bir borçtur.

Daha mutlu ve daha huzurlu bir ömür diliyorum herkese. Depremzede tüm yurttaşlarımıza geçmiş olsun diyorum. DAHA GÜZEL BİR DÜNYA ELLERİMİZDE.

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.