DEMOKRASİ ve SEÇİM

Demokrasi, halkın kendisini idare etmesi anlamına gelir. Yunanca kökenli bir sözcük olan bu sözcük aynı zamanda halk egemenliği demektir. Aslında aynı tanımı cumhuriyet sözcüğü için de kullanıyoruz. Demokraside halkın kendini yönetmesi kadar yönetim sisteminin temel demokratik ilkelere dayanması da oldukça önemlidir.

Öncesiyle ve o andaki uygulama biçimiyle adil ve eşit koşullarda yapılan seçimler demokrasilerin olmazsa olmazıdır.

Aslında halkın kendini yönetmesi demokrasi için yeterli değildir. Çünkü halk her zaman doğru karar veremez ve gerçekleri tam olarak göremez. Ancak halk yanıldığı zaman bunun cezasını yine kendisi çeker. Yani bir partiye oy verip yanılırsa eğer, parti politikalarının sonucuna da katlanmış olur.

Burada yanılma payı vardır. Bunu değiştiremeyiz. Ancak bazı yaşamsal konular çoğunluğa veya kişilerin kanaatlerine bırakılamaz.

Demokrasinin uygulanabilmesi için bazı temel ilkeleri vardır. Bu ilkeler demokrasinin olmazsa olmazları, tıpkı bir masanın ayakları gibidir. Biri eksik olduğunda demokrasinin ürünü olan uzlaşı masası ayakta duramaz. Demokrasinin temel ilkelerini egemenlik, Seçme ve seçilme hakkı, eşitlik, özgürlük, hukuk ve kuvvetler ayrılığı biçiminde sıralayabiliriz:

Halk tarafından seçilenler görevlerini kötüye kullanırlarsa buna engel olmak için hukuk devreye girmelidir. Bunun nedeni halkın yönetenlere karşı savunmasız olmasıdır. Yönetimde ortaya çıkan aksaklıkların çatışmaya dönüşmemesi için herkesin benimsediği ortak hukuk kurumlarına ihtiyaç vardır. Bazı durumlarda iktidarlar hukuk sistemini de ele geçirmeye çalışır. Bu durumda kuvvetler ayrılığı ilkesi devreye girer.

Demokrasinin uygulanış aşamasında bir takım sorunlar da ortaya çıkabilir. Örneğin toplum çok eğitimsizse kötü sonuçlar doğurur. Bazı durumlarda seçim hukukun önüne geçebilir. Çoğunluğun kararı yanlış da olabilir. Demokrasi, yanlış da olsa kendi düşüncesinden başka bir düşünceye yer vermeyen fanatik ideolojilere de tamamen terstir.

Demokrasi hakkında ünlü İngiliz devlet adamı  Winston Churchill'in anlamlı bir sözü vardır: "Demokrasi daha iyisi olmayan en kötü yönetim şeklidir." der. Bu söz belki de demokrasiyi en iyi açıklayan sözdür. Demokrasinin bize sağladığı doğruyu bulmak değildir. Seçimler doğruya karar vermek için yapılmaz. Bu konuda toplumda yanlış bir algı vardır. Kaldı ki doğrunun ölçüsü çoğunluk olmaz.

Türk eğitim sisteminde 1940’larda başlatılan özgün kurumları Köy Enstitülerinin en etkin biçimde uygulayıcısı olan İsmail Hakkı Tonguç, demokrasiyi anlatırken eğitimin önemini de vurguluyor aslında: “Demokrasinin iki çeşidi vardır. Biri zor ve gerçek olan, öbürü de kolayı, oyun olanı. Topraksızı topraklandırmadan, işçinin durumunu sağlama bağlamadan, halkı esaslı bir eğitimden geçirmeden olmaz birincisi, köklü değişiklik ister. Bu zor ama gerçek demokrasidir.

İkincisi kâğıt ve sandık demokrasisidir. Okuma yazma bilsin bilmesin; toprağı, işi olsun olmasın, demagojiyle serseme çevrilen halk, bir sandığa elindeki kâğıdı atar. Böylece kendi kendini yönetmiş sayılır. Bu oyundur, kolaydır. Amerika bu demokrasiyi yayıyor işte. Biz de demokrasinin kolayını seçtik. Çok şeyler göreceğiz daha...”

Demokrasi bizde yıllardır vatandaşın sırtına geçirilen bolca bir gömlektir. Demokrasi tıpkı ham bir meyve gibidir. Onun olgunlaşması için büyük uğraşlar gerekir, emek gerekir, alın teri dökmek gerekir. Acısını taşımak, çilesine katlanmak gerekir. İşte böylelikle değerini anlayabiliriz. Avrupa’nın demokraside bu kadar önde olmasının nedeni Avrupa’da 18. ve 19. yüzyıllardaki yeni buluşların etkisi ve buhar gücüyle çalışan makinelerin üretimde kullanılması sonunda sermaye birikimimin artmasıyla oluşan ve sanayi devrimi olarak bilinen sağlam alt zemindir. Avrupa’nın gerçek demokrasisi bu noktadan doğmuştur.

Demokrasi, halk içinde çok sesliliğe saygının adıdır. Ortada çemememezlik olunca, görüşlere saygı olmayınca, yalan ve yanlış da olsa ille de benim görüşüm doğrudur yaklaşımıyla demokrasinin özümsenmesi olası değildir. Bu bağlamda Tonguç’un 70 yıl öncesi söylediği ikinci görüşünün bir adım ötesine geçmek mümkün değildir. Bizdeki uygulanış ve anlayış karşılığıyla ilkelliğini ve yanlılığını sürdürmeye devam eder. Biz de oyalanır dururuz.

Bilindiği üzere pazar günü önümüzde yeni bir seçim var. Ülkemiz tamamen bu seçime odaklandı. Bu seçimin ülkemize ve ulusumuza hayır getirmesini diliyor; barış, dostluk ve kardeşlik eksenli olarak tam bir demokrasi şenliği içinde geçmesini bekliyorum.

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.