UTKU ERİŞİK

UTKU ERİŞİK

yazar hakkında yazılacak olan yazı..

BACA

gazetesi.net/resim/koseresim/baca-1-73.jpg">
Şu an baktığım baca, artık olmayan bir fabrikanın bacası... Aslında ibretlik bir abide! Lütfen buradan sonrasını dikkatle okuyun.

Sorbonne Üniversitesi'nden mezun olan Rasim Bey'in Tarsus'ta açmış olduğu dokuma fabrikası, Tarsus'un Fransız işgalinden kurtuluşunun hemen ardından tek bir iş yaptı:

Batı'da halen sürmekte olan Yunan işgaline karşı savaş veren Kuvayı Milliye yiğitlerine çamaşır dikti, ordumuzun bez ihtiyacını karşıladı. Zaferden sonra, Millî Savunma Bakanlığı, bu katkıları karşılığı olan "borcu" ödemek isteyince, Rasim Bey, "Ben fabrikamda ürettiğim ve Türk ordusunun kullanması için cepheye gönderdiğim malzemeleri ordumuza hediye ettim. Bir tek kuruş bile kabul etmem!" diyerek reddetti.

Atatürk, Tarsus'u ziyaretinde bu sevdiği ve saygı duyduğu adamın evinde kaldı. Fabrikanın gelecekte devlete olan herhangi bir borcuna karşılık sahibinin elinden alınmamasını istedi.

Atatürk'ün hangi istediğini yaptık ki, bunu yapacağız? Soyadı Kanunu ile "Dokur" soyadını alan Rasim Bey'in bu dokuma fabrikası, vergi borcu nedeniyle 1960'larda satıldı.

Sonra fabrika yıkıldı ve geriye bir tek bu bacası kaldı!

Bazen bir baca, kendiliğinden anıtlaşır. Başka bir ülkede onur ve gururun anıtı olurdu, bizde işte böyle utancın anıtı oldu!

Şimdi bu baca da çatlaklar içinde ve yıkılma tehlikesi taşıyor. Tıpkı Atatürk'e dair her güzellik ve her değer gibi... Hem de Atatürk düşmanlarının yaptıkları yüzünden değil, Atatürkçü olduğunu iddia edenlerin yapmadıkları yüzünden!

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.