BİRGİ

Bazı yerler vardır ki, sadece içerisinde yaşayanların değil, yeryüzünde yaşayan herkesindir, çünkü o yerler dünya kenti ve mirasıdır: BİRGİ.

Birçok uygarlığın mirasını taşıyan ender yerlerdendir Birgi; bu yüzden sadece içerisinde yaşayanların değil, tüm dünya vatandaşlarına aittir, yaşayan ve ziyaret edenlerin görevi Birgi gibi yerleri koruyarak geleceğe taşıyabilmek olmalıdır.

Birgi bu kadar çok değeriyle keşfedilmeyi beklerken; son 10 yılda artan tanıtım hamlesi ve geçirdiği restorasyon çalışmaları sayesinde  bir nebze olsun turizm hamlesini başlatmıştır. Her geçen gün artan turist sayısında; özellikle film sektörünün Birgi’yi keşfinin etkisi büyüktür. Ayşe teyze’nin cips reklamı yıllardır çekilmekte. Bundan üç sene önce  de “Tatar Ramazan” dizisi (bir yıl boyunca çekimleri sürdü) tüm sinema sektörüne “burada bir yer var, adı Birgi” ve “adeta bir açık hava film platosu” dedirtti. Hemen ertesi yıl Çağan Irmak imzalı “Unutursam Fısılda” sinema filmi ile duygusal anlar yaşayıp, ağladık. Ve son iki yıldır da bir Ege klasiği olma yolunda ilerleyen komedi dizisi “Yeşil Deniz” gerçekten de Birgi’yi bir platoya çevirdi. Artık bir film turizminden de bahsedebiliriz Birgi’de: Her geçen gün artan sayıda turist dizi çekimlerini izlemek, sanatçılarla temas kurmak ve film mekanlarını görmek için ziyaret etmekte Birgi’yi. Bu arada Ayşe Teyze’nin cips reklamlarının dışında da farklı markalar da reklam çekimleri için Birgi’yi tercih etmeye devam etmekte. Film mekanlarını ziyaret etmek için birkaç gününüzü ayırmanız lazım, o kadar çok oldular ki…

Ödemiş’e yakınlığı (“güzel at yolu” denilen bir yolla bağlı), Bozdağ’ın eteklerinde özel bir konumda kurulu olmasından kaynaklı tatlı esintisi (özellikle akşamları kendinizi İstanbul Boğazı’nda hissedecek kadar) ve “kahvaltı diyarı” dedirtecek çokluk ve kalitedeki mekanları  ve nefis çay bahçeleri sayesinde; başta Ödemiş ve civar havza ilçelerinden (özellikle hafta sonları) yoğun bir ziyaretçi akını olmakta Birgi’ye.

Birgi turizmine kalıcı fayda sağlayacak önemli markalaşma çabaları süre gelmekte: ÇEKÜL Vakfı “7 bölge 7 kent” projesi Ege kenti, Türkiye “Tarihi Kentler Birliği” kurucu üyesi, “Avrupa Tarihi Kentler Birliği” üyesi, “Slow City” (Yavaş Şehir) aday kenti, “Unesco Dünya Kültür Mirası” aday adayı.

Birgi’de turizmi besleyecek olan işletme sayısı da her geçen gün artmaktadır.

Birgi’nin turizm açısından bir başka avantajı ise; içerisinde farklı konseptlere sahip tur seçeneklerini barındırması (Örn: İnanç turu, kültür turu, mimari tur, film mekanları turu, şifalı bitkiler turu, doğa turu vs).

 Ayrıca çevresinde destinasyonlar oluşturacak kadar çok görmeye değer yerleşim de mevcuttur (Örn: Bozdağ, Gölcük, Subatan, Sardes, Tire vs), bu da önemli bir avantajıdır Birgi’nin.

Birgi’nin turizmi; Birgi’ye mal olmuş şahsiyetlerin varlığı ile de desteklenmekte: Bedia Akartürk’ün yanı sıra nam-ı diğer “Ayşe Teyze” de bugün Birgi de turizme kendisini görmeye gelenlerle katkıda bulunmakta. Bir zamanlar reklam filmi çekimi için Birgi’ye gelen ekiplerin keşfettiği ve bir markanın yüzü olacak kadar sevilen Ayşe Teyze’miz; o kadar doğal ki, aynen ekranda gördüğümüz sıcaklığı ve sempatisiyle karşılamakta ziyaret edenleri. Bir başka çekici güç Birgi için: Cüceler; bir zamanlar daha kalabalıkken şu an ne yazık ki 3 kişiler sadece, (ikisinin bilinci açık değil), Gülizar hem annesine (Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler sinema filminde oynamış), hem de teyzesine dede de (İmam Birgivi ziyaret mahalli) hediyelik eşya satarak bakmakta. Keşke yaşasaydı da “Kemancı”yı da tanıyabilseydi; onun kibarlığına ve müziklerine tanık olsaydı Birgi’ye gelen ziyaretçiler. Gülizar ile sohbet her zaman güzeldir ve samimidir, Birgi’ye dair merak ettiklerinizi ona sorabilirsiniz. “Yiyin gari” deyişini duymak için bile gelinebilir Birgi’ye, o kadar sahici ve sempatik ki Ayşe teyze.

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.