ORGANİK TARIM NEDİR VE NEDEN GEREKLİDİR

Günümüzde oldukça önen kazanan ve gelecek nesillere bırakacak topraklar için organik tarıma önem vermeliyiz. Organik tarım, hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğadaki dengeyi yeniden kurmaya yönelik, toprağın verimliliğinde devamlılık sağlayan biyolojik mücadele ile hastalık ve zararlıları kontrol altına alarak, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içeren, sentetik kimyasal gübre ve ilaçların kullanımını yasaklayan, organik ve yeşil gübreleme, ekim nöbeti ve toprak muhafazasını tavsiye eden, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrol altında olan ve  elde edilen ürünün sertifika ile belgelendiği bir üretim şeklidir. Organik tarım ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmayı ve  tüketiciye sağlıklı gıda arzını hedefleyen, çevre ve insan dostu üretim sistemlerini içermektedir. Çevrenin, doğal kaynakların korunması ve bozulan ekolojik dengenin yeniden tesisi, sürdürülebilir tarım, toprağın yaşatılması, flora ve faunanın korunması, biyolojik çeşitliliğin devamı ve kimyasal kirlilik ile zehirli kalıntının sonlandırılması temel amacı oluşturmaktadır. Her türlü sentetik, kimyasal ilaçlar ve gübrelerin kullanımının yasaklanması yanında organik ve yeşil gübreleme, münavebe, toprağın" muhafazası, bitkinin direncini artırma, parazit ve predatörlerden yararlanmayı tavsiye eden bütün bu üretim tarzında üretimde miktar artışı değil ürünün kalitesinin yükseltilmesini amaçlanmaktadır. Günümüzde sadece organik tarımla toprak ve su kaynakları ile havayı kirletmeden, çevre, bitki, hayvan ve insan sağlığını korumak mümkün olmaktadır. Tarım yapılan birçok arazide sentetik kimyasal girdilerin (sentetik mineral gübreler ve sentetik kimyasal tarım ilaçları ve bunun gibi  kontrolsüzce ve aşırı kullanımı sonucunda oluşan kirlilik, doğal dengenin bozulmasına neden olmuştur. Toprağın erozyona uğraması sonucu toprak kayıpları artmış, toprakta organik madde ve humus yokluğu ve toprak profilindeki A horizonunun kaybı nedeniyle toprak mikroorganizmalarının yok olmasına zemin hazırlanmıştır.

Sürekli monokültür tarım yapılması, münavebe sisteminin uygulanmaması sonucu ürünlere zarar veren hastalık ve zararlıların çoğalmasına neden olunmuştur. Kimyasal ilaçların kullanılması bazı faydalı böcek türlerinin yok olmasına sebep olmuş ve biyolojik mücadele ortamı tahrip edilmiştir.  Aşırı gübreleme, özellikle çabuk yıkanan azotlu gübrelerin yer altı sularına karışmasına sebep olmuş, bu da hayvan ve insanlarda nitrat zehirlenmelerini beraberinde getirmiştir. Bütün bu olumsuzlukların önüne geçmek için, doğayı tahrip etmeyen yöntemlerle, insanlarda toksik (zehirli) etki yapmayan tarımsal ürünlerin üretilmesi ve tüketilmesinin tercih edilmesinin gerekliliği ortadadır. Bütün bu olumsuz gelişmeleri müteakip, en gelişmiş ülkeler başta olmak üzere birçok ülkedeki bilinçli üreticiler örgütlenerek  bu yöntemlerin başında yer alan ve doğa ile barışık olan organik üretime geçmiş ve geçmeye devam etmektedirler.

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.