TARIM DÜNYANIN SONU VE BİZ

Dünyanın geleceği ne otomotiv sanayidir, nede elektronik, nede uzay çalışmaları. Çünkü tüm bunlar insanın sağlıklı besleyip, sağlıkla yarınlarda var edebilirsek değeri vardır. İnsanı geleceğe taşımazsanız, insan dünyada yoksa bunların sizce bir değeri kalır mı? Kalmaz bir insanı yaşatmak için bizim dört ana materyale ihtiyacımız var. Birincisi, hava-su, sağlıklı gıda, temiz çevre ve enerji. İşte bütün bunları sağlayan bir tek sektörün, bir tek kesimin, tarım olduğunu onun üreticisi çiftçi, köylü olduğunu birden kafamıza dang diyen düşünce ışığını yakıverir. Toprak varsa eker biçeriz. Hem gıdamızı üretir hem de ondan çıkan yağlı tohumlarla bio yakıt, bio benzin, bio motorin elde ederiz. Üstünde hayvanlarımızı besleriz, etini, sütünü değerlendiririz.  Tezeğinden de bio gaz üretip enerji sahibi oluruz. Temiz çevreyle toprağın yeşil örtüsü sayesinde ağacı, doğal ata tohumlarıyla yaratabiliriz. Şayet doğanın, tabii dengesini aç gözlüğümüze, tamah karlığımıza kurban etmez, tüm canlıların hakkına saygı duyarsak: Paylaşmasını bilirsek bu çok kolay ve mümkünü olan bir döngüdür. İşte o zaman dünya yaşanır bir yer olur. İklimler vaktini saatini şaşırmaz, meteoroloji sapıtıp hava olayları yerlerini bilir, sırasını takip eder. Atam durduk yerde köylü milletin efendisi demedi. Aslında bize bu üzerinde bahsettiği hedefleri göstermek için böyle bir iltifatı üreticilere yakıştırmıştı. Ama biz ne yapık? Köyleri mahalle yaparak onu yerinden yurdundan ettik, ürettiği el emeğini alın terini çeşitli siyasi akrasyonla, zam yutturmacalarıyla çekip cebinden alaşağı ettik. Şimdi toprağın mimarları, o toprağın eli nasırlı insanları tarlasından, bahçesinden koparılıp yerinden yurdundan göçer ettik. Üretenin kıymetini bilmezsek toprağın, çevrenin zenginliğini o günlük çıkar ve rantımızın uğruna yok etmeyi kendimize hedef edersek iş te böyle sonun başlangıcını tetikler durur. Bitişe doğru hep birlikte koşar gideriz. Hadi şöyle bir kenara çekilip kendi kendimiz sorgulayalım bakalım ben bunun neresindeyim, ben bunun ne kadarından sorumluyum diye? Bunu yaptıktan sonra da doğruları bulup doğru işlere doğru adım atmaksak tıpkı her koyun gibi bacağımızdan asılmaya hazır olmalıyız.

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.