ASIL YUH SİZLERE

Geçen haftalarda ilginç bir olay düştü sosyal medyaya. O günlerde yoğun olarak basının da gündemindeydi. Olaya tepkiler çığ gibi büyüdü.

Peki, neydi konu? Aksaray'daki Mehmetçik İlkokulu'ndaki sözde eli ayağı düzgün, sözde sağlıklı çocuklara sahip kimi kendi bilmez veliler, otizmli öğrencilerin eğitim gördükleri sınıflarının kapatılmasını isteğinde bulunmuşlar. Yetmedi, yine o günlerde insanlık dışı biçimde okulun çıkış saatinde bir araya gelip, otizmli çocukları yuhalamışlar. Bu insanlık dışı olay yazı, fotoğraf ve görüntülerle sabittir.

Doğal olarak olayın duyulmasının ardından sosyal medyada veliler ve okul idaresi büyük tepkilerle karşılaştı. Sonrasında olaya MEB’in acilen el koyması, müfettiş grubu gönderip olayın ayrıntılı biçimde soruşturulması… Zaman zaman bu ve buna benzer olaylarla karşılaşıyoruz. Peki, normal mi? Derinlemesine ve sağlıklı düşünüp sorgulayan, ‘ben’i değil de ‘biz’i düşünen insanlar için elbette kesinlikle normal bir durum değil bu.

Şimdi buradan çıkarılacak o kadar çok dersler var ki… Hani yıllarca insani yönümüzle gündeme gelen, acıma duygusuyla dolu olan, koruyuculuk yapan, sahip çıkan toplum anlayışını sorguluyoruz ya bu olay bağlamında işte tam da buradayız. Giderek yitirdiğimiz birlik beraberliğin, insani duyguların, vicdanların kaybolduğunu, köreldiğini anlamak artık çok da zor değil. Aslında birazcık empati kurulsa her şey o kadar net anlaşılacak ki. Ancak bu yönümüzü de yitirmişiz. Demek ki ‘biz’ gidip de, yerine ‘ben’ geleli çok olmuş.

Şöyle bir düşünün, zaten ana babaların yaşam boyu vicdanlarında birer kor ateş gibi yanıp duracak olan bu çocuklar ayrı dünyada mı yaşasınlar? Toplumun dışına mı itelim? Aşağılayıp hakaretler mi savuralım? Küçümseyelim mi? Defolun başımızdan mı diyelim? Kendi hallerine mi bırakalım? Sizlerin bizim dünyamızda yeriniz yok mu diyelim?

Birkaç haftadan bu yana izlenme rekorlarına ulaşan televizyon ekranlarındaki yeni dizi Mucize Doktor’dan alacağımız o kadar çok dersler var ki aslında.

O kendilerini ve çocuklarını bedensel ve zihinsel bakımlardan sağlıklı sananlar! Sizlere sesleniyorum: Bunun garantisi mi verildi sizlere?

Unutmayın, her sağlıklı birey, her an ve her saniye bir engelli adayıdır. Yaklaşık iki yıl kadar önce Ödemiş’in bir köyünde, 18 yaşında gencecik bir öğrencimin tarlada feci bir iş kazasında bir bacağı dizinden koptu. Geçirdiği çok zorlu operasyonlardan sonra eskisi kadar olmasa da belirli bir seviyeye geldi ama eskisi gibi olacak mı? Bu sözünü ettiğim de zamanında sapasağlam delikanlıydı.

Kim ister çocuğunun normalin dışında olmasını, kim ister çocuğunun bedensel ve zihinsel bir engelli olmasını, onun gözleri önünde sağlıksız bir birey olarak dolanmasını. Hayvan olsa satarsın. İnsandan söz ediyoruz, böyle bir durum da yok. İşte bu yüzden aklımızı başımıza alalım. Burnumuz havada, böbürlenerek ve ‘Ben son derece sağlıklıyım’ diye ortalıkta dolanacağımıza empati kurup başkalarının durumunu içselleştirirken, sağlıklı oluşumuza da binlerce kez şükredelim.

 

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.