Ödemiş Elektriğinin İlk Ustalarından ŞEREF USTA (1907 – 1956)

Adını bir cadde veya sokağa verdiğimiz, ama haklarında çok fazla bilgiye sahip olmadığımız ya da tanımadığımız birçok insanın kim olduğu ve adının bir cadde veya sokağa neden verildiği merak konusu olur. Oysa, cadde ve sokak isimlerinde rastladığımız ‘ülke çapında tanınmamış insanlar’ için genellikle, ‘çok iyi bir insanmış’, ‘şehit düşmüş’ veya ‘iyi işler yapmış, kente hizmet etmiş bir kimse’ gibi genel tanımlarla karşılaşırız. Bu insanlar hakkında daha ayrıntılı bilgilere ulaştıkça, özel bir yakınlık/sıcaklık hissedilir. Bu kimselerin yaşam öyküsünü ve gerçekleştirdiklerini ayrıntılarıyla öğrenmek isteriz.

Ödemiş Sanayi Sitesindeki ana cadde ‘Şeref Usta Caddesi’dir. ‘Şeref Usta’nın adı bu caddeye mutlaka çok iyi bir usta olduğu için verilmişti. Ama neler yaşamıştı veya hangi hizmetlerde bulunmuştu da; adı bir caddeye verilmişti. Şeref Usta’yı ve yaşadığı dönemin tarihsel sürecini ortaya koyarak Ödemiş’te yapılanlara baktıkça güven duygumuz artıyor, yüreğimiz ısınıyor. O ve diğer ustaların da unutulmamasını, günümüzde de hatırlanmasını istiyoruz. Şeref Usta, henüz birçok il merkezinde dahi elektrik yokken, Ödemiş elektrik şebekesini kuran ve daha sonra işleten ekip içinde, bir belediye çalışanı olarak Ödemiş’e hizmet etmişti. Elektrikçi Şeref Usta ve arkadaşları cumhuriyetin ilk yıllarının ustalarındandı.

Yakınlarının ve çoğu Ödemişli’nin Şeref Usta diye bildiği Şerafettin Işıktaş, Balkanlardaki karmaşa ortamında güvensiz küçük bir kasaba olan Pirlepe’de 1907 yılının bir sonbahar günü doğdu. Sekiz yaşında Anadolu’ya göç edinceye kadar o topraklarda yaşadı. Küçük bir çocukken, sıkıntılı bir göç ile Anadolu’ya sığınmış, Ödemiş’te Yunan İşgalini yaşamış, ama Cumhuriyetin kuruluşu coşkusunu tatmış, cumhuriyet inancının kök salması faaliyetleri içinde, yakın çevresine ve kasabasına katkıda bulunmuştur. 1912 yılında altı yaşında bir çocuk olarak geldiği yeni vatanında, yoktan var etmeyi ve sıkıntılı durumlarda şikâyet etmek yerine çözüm üretmeyi yapısal özelliği haline getirmiş, Cumhuriyetin ilk kuşak insanlarından biridir.

Ülkemizdeki hemen her kasabanın geçmişinde, elektrik veya içme-suyu işlerinde, kent düzenlemelerinde özverili çalışmalar yapan en az bir ustadan bahsedilir. Cumhuriyetin kuruluşuyla birlikte yarım asır boyunca ülkemiz şehirlerinin elektrik faaliyetleri belediyeler tarafından yürütüldüğü için, o kente özgü böylesi hatırlanmaya değer yöre insanlarının varlığı kaçınılmazdır. Belediyelerimiz sınırlı olanaklarıyla ve sorumluluklarının önemine inanan az sayıda becerikli insanla bu işlerin üstesinden gelmek zorunda kalmışlardır. Şeref Usta her kentte rastlanabilecek ustalardan birisidir.

Meslek çizgisi tertemiz, dünya görüşü haksızlığın ve hukuksuzluğun karşısında olmuştur. Ailesine karşı sevecen, kucaklayıcı bir babadır. Kin tutmayan, bağışlayıcı bir yapısı vardı. Onu tanıyanlar, yıllar sonra dahi, zekâsını, sakin ve dengeli davranışlarını, başkalarıyla kurduğu ilişkilerindeki olgunluğu ve işine olan bağlılığını anlatırlar. Cumhuriyet’in ilk yıllarında ülkemiz bu tip insanlarla doluydu, onlar çağdaşlaşma çabalarının her yerindeydi. Başka türlüsü de olamazdı. O çağdaş hamleler bu tip aydınlanmacı ve yılmak nedir bilmeyen insanlarla olurdu.

Şeref Işıktaş’ın elektrikçilik serüveni, yerli Rumlardan Perikles Usta’nın yanında çıraklık yaparak başlamıştır. Yunanlılar, Ödemiş işgali sırasında karargâh ve çevresini jeneratör ile aydınlatmış, derme-çatma bir elektrik şebekesi kurmuşlardı. Bir süre sonra döneme uygun sessiz filmler oynatılan bir sinema makinası da getirmişlerdi. Genç Şeref elektrik jeneratörünü ve sinema makinesini çalıştıran Perikles’in yanına gide-gele elektriğe ve makinalara ilgi duymuş, 14-15 yaşında tanıştığı mesleğinde beş-on sene içinde çıraklık ve ustalık sürecini hızla geçmiş, çekirdekten yetişme elektrikçi olmuştur.

Yunan işgali sona erdikten sonra jeneratör Yunan karargâhından çarşı içinde bir mağazaya taşınarak, dar bir bölgeye bir-kaç saat elektrik verilmesi işinde genç Şeref iş başındaydı. O dönemde; kocaman volan kayışlı makinayı çalıştırmak için önce pompa ile pistonlara tazyikli hava veriliyor, manyetolu ateşleme devreye sokularak, makina üzerindeki kollarla ayar veriliyordu. Koca makina çalıştığında da gök gürültüsünü andıran bir gürleme çıkarırdı. Yedek parça desteği olmadan her türlü tamirine el atmak biraz da cesaret isteyen bir çabaydı.

Doktor Mustafa Bengisu’nun Belediye Başkanlığı (1927-1935) Ödemiş’te bir devir açmıştır. 1926 yılında alınan bir imtiyazla, ‘Ödemiş Elektrik ve Su Şebekesi’ projesine başlanmış, Macar ve Fransız firmalar kanalıyla Ödemiş modern bir su ve elektrik şebekesine kavuşmuştur. Üzümlü Köyü yukarılarında, Lübbey Köyüne yakın Suçıktı vadisine kurulan hidrolik santral, sadece Ödemiş için değil, Türkiye için de önemli bir tesisti. 1933 yılında yapımı tamamlanan hidro-elektrik santral ile elektrik ve içme suyu şebekesi yedi il merkezi ile birlikte, bir ilçe merkezi olarak sadece Ödemiş’e nasip olmuştu.

Projenin oluşturulması ve ihale aşamalarında 1927-1930 yılları arasında 2,5 yıl askerlik yapan Şerafettin, İzmir Körfezindeki Uzunada’da Askeri Birlik’te çalıştırılamayan bir jeneratör ve bir sinema makinasını Ödemiş’te benzer işlerle uğraştığı için tamir etmiş ve işletebilmiştir. Askerlik dönüşü Macar Ganz firmasında elektrik ustası olarak çalışmış, daha sonra da Ödemiş Belediyesi’ne geçerek, elektrik ustabaşı görevine başlamıştır.

1936 yılında Ödemiş Belediyesi Buz Fabrikası kurmuş, eski jeneratörün buraya taşınması, makina aksamının montesi Şeref Usta öncülüğünde Ödemişli ustalar tarafından yapılmıştır. Buz Fabrikası yanına yapılan 311 metreküp hacmindeki soğuk hava deposu, 1940’larda İstiklal Okulu karşısına yeni bir elektrik santralı/jeneratör montajı ve dağdan gelen elektrik şebekesiyle uyumu (senkronizasyon) sağlanması yine Ödemişli ustalarla gerçekleştirilmiştir. Ödemiş’te Şeref Işıktaş, Osman Suer, Hamdi Subaşı, Nuri Gemici, Hasan Gözoğlu, Ganz Emin gibi soyadları veya lakapları yaptıkları işlerle anılacak kadar kişisel becerileriyle özdeşleşmiş ustalar uzun yıllar Ödemiş Belediyesi’nin değişmez ustaları olarak görev yapmışlardır.

Şeref Usta, 1940’lı yıllarda Gölcük ve Yeniceköy’ün elektriklendirilmesi, Birgi Santralının yapımı gibi çevre yerleşimlerdeki elektrik işlerinin de içinde olmuştur. Ehliyet işleri Trafik İşleri Müdürlüğü’ne geçinceye kadar (1955) mahalli Şoför Cemiyetleri ile birlikte belediye tarafından veriliyordu. O dönemlerde Cemiyetin görevlendirdiği ve güvendiği usta bir şoför olarak Ödemişteki ehliyetleri Şeref Usta vermiştir.

Onu hatırlayanların hemen hepsi her tür makinayı tamir edebildiğini söylerler. Kilolu, göbekli, yemeyi içmeyi seven, sakin ve sevecen bir insan olan Şeref Usta, ani bir kalp kriziyle hayatını kaybedinceye kadar meslek yaşamını Ödemiş Elektrik Şebekesi Şefi olarak tamamlamıştır. Bu beceride Şeref Usta’nın kıvrak bir zekâ ve pratik el becerisinin payı büyüktü.

Cumhuriyetin ve Atatürk devrimlerinin yerleşmesini bir yaşam biçimi haline getiren ilk kuşak cumhuriyet insanları hoş ve çalışkan kimselerdi. Osmanlı döneminde doğmuş, Kurtuluş Mücadelesine tanıklık etmiş, Cumhuriyet ilkelerinin yerleşmesine katkıda bulunmuş, fedakâr ve görevlerini savsaklamadan yerine getiren insanlardı. Neredeyse hepsi gelecek kuşaklar için çabalamış, bizlere onurlu bir iz bırakmıştır.

 

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.