GÜLLER İÇİNDE GÜL OLMAK

“Ârif” isen; bir GÜL yeter, kokmaya,

“Câhil” isen; gir bahçeye, yıkmaya.

Gülüvermen için, "GÜL"ü vermem mi gerek,

Haydi gülüm; gülüver de, "GÜL"ü vereyim...

Havâce

İstiyorsan Hakk’a varmayı, meslek edin gönül almayı, bırak saraylarda mermer olmayı toprak

ol bağrında güller yetişsin.  İnsanlarımızın yüzü gülmüyor, yolda kendi kendine konuşarak giden insanlar, dalgın ve bedbin insanlar, çorunu çocuğunu katleden insanlar, her türlü canlıya eziyetten haz alan sadist, psikopat insanlar… bunları burada sıralamak bile insanı boğuyor. Öyleyse gülelim, mütebessim olalım, güler yüzlü sıcak kanlı olalım.

Gülmek, fırtınalı gökte doğan bir gökkuşağına benzer, çünkü güneş vardır havada.. sakinliğin

ve sükunetin habercisidir.

Herkeste asık surat, somurtkanlık, zoraki ve acı acı gülümsemeler…

Herkesin ayrı bir derdi vardır illaki. İçinde yaşadığımız dünya her an mutlu, pozitif olmamıza izin vermese bile ufacık bir gülümseme ile güne başlamak, birinin hayatına dokunmak önemli bir duygudur. Uzak insanları bile birbirine yakınlaştıran bir eylemdir gülmek. Çünkü gülüşünüzle can bulan hayatlar da vardır. Geçmiş yıllarda ABD’de yaşayan 85 Yaşında ki Milton, adlı bir adam evinden çıkıp iki km boyunca yürüyor ve köprüye geldiğinde düşünmeden kendini aşağı atıyor. Milton’un arkasında bırakmış olduğu notta şu yazıyordu: “Eğer yolda biri bana gülümserse, intihar etmeyeceğim.“ Gülmek için bir sebep aramayın. Burada maksadımız olu olmaz kahkaha atmak değildir. Eskiler olur olmaz yerde kahkaha atanlara ( Ne o, cennetle mi müjdelendin?) derlermiş.

Gülmenin sağlığa birebir iyi geldiği bilimsel çalışmalarla da ispat edilmiştir. Uzmanlar gülümsemenin kaygıya, üzüntüye, depresyona iyi geldiğini tespit etmişler.

Bu konuda çalışmalar yapan Dr. Angelina Whalley; İnsan vücudunun bir hafızası vardır ve o yüzden de ona nasıl davrandığımız önemlidir. Dr Whalley; İnsanlar gülümsemek için 17 kas kullanırken, kaş çatmak için 43 kas harekete geçirmek zorunda kalıyorlar der. Gülümsemenin bulaşıcı olduğu konusunda metroya binen insanlar üzerinde bir deney yapılıyor. Metroya binen yolcuların büyük bir kısmı mutsuz, uykusuz, kimisinin sağlık problemi var, kimi eşinden ayrılmış, kimi işten çıkarılmış, kiminin belki maddi problemleri var, kimisi de sinirli. Deneyi gerçekleştirmek için çalışma yapanlar metroya biniyor, belirli bir süre sonra gülmeye başlıyor. O’nu görenler de haliyle gülmeye başlıyorlar ve metronun içerisinde bir süre sonra kahkahalar duyuluyor. Deney sonucunda anlaşılıyor ki; mutluluk ufacık bir gülümsemeyle bulaşıcı bir hal alıyor.

Tebessüm sadakadır (Hadis-i Şerif) Âlemlere rahmet iki cihan serveri Efendimiz bize sadakayı çok vermemizi telkin etmektedir. “Verecek bir şeyimiz yok Ya Rasülallah” diyenlere de “İnsanlara tebessüm etmeniz de bir sadakadır” buyurmuşlardır. Herkese güler yüzle davranmayı sadaka vermiş gibi sevapla mükâfatlandırıyor. Sevdiklerinize gül verin; gülünüz

yoksa gülüverin! diyor, Hz. Mevlana

Sevdiklerinize, insanlara gül bahçesi olun. Size bakan insanlar mutlu mesut olsunlar. Bugünkü tabiriyle pozitif enerji alsınlar. Sıcak bir tebessüm ve içten bir selamı Allah’ın kullarından esirgemeyin.

Gül düşünür gülistan olursun. Diken düşünür dikenlik olursun!

Gülün dikeni var diye üzüleceğimize, Dikenin güller açmış haline sevinelim.

Güllerin Efendisi için sıcak bir tebessümle gülelim. Gül’e Gül’e gidelim GÜL’e varalım.

Hoşça kalın güller içinde kalın.

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.