Ödemiş’te Alternatif Sebze Meyve ve Süs Bitkileri Yetiştiriciliği Paneli

Ödemiş’te Alternatif Sebze Meyve ve Süs Bitkileri Yetiştiriciliği Paneli

Ödemiş’te Alternatif Sebze Meyve ve Süs Bitkileri Yetiştiriciliği Paneli

Ege Üniversitesi Ödemiş Meslek Yüksekokulu tarafından Ödemiş Belediye Kültür Merkezinde gerçekleşen panelde Alternatif Sebze Meyve ve Süs Bitkileri Yetiştiriciliği konusunda çeşitli bilgilerin yer aldığı panel düzenlendi.

Panelin açış konuşmasını gerçekleştiren Ege Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Müdürü  Prof. Dr.  Şafak Ceylan “Ege Üniversitesi Ödemiş Meslek Yüksek Okulu olarak, 2019-2020 Eğitim Öğretim yılı içerisinde, Ödemiş’te, Bitkisel ve hayvansal üretim alanında çeşitli paneller düzenlemeyi planlıyoruz. Bu planladığımız etkinliklerin ilkini bugün burada gerçekleştiriyoruz. Bugün burada, küçük menderes havzasında, 'Alternatif sebze, meyve ve süs bitkileri yetiştiriciliğini' hocalarımızla birlikte konuşacağız.

Küçük Menderes havzasında yer alan, Ödemiş ovası, gerek ekolojik koşulları ve gerekse oldukça verimli toprakları ile tarımın yoğun olarak yapıldığı ve tarım potansiyeli oldukça yüksek yöremizdir. Bu güzel özelliklerinden dolayı Ödemiş çok şanslı bir ilçemizdir. Çünkü bu özellikleri nedeniyle, yörede, yılda 2 hatta 3 ürün alınabilmektedir. İlçemizin ekonomisi tamamen tarıma dayalı olup, 101.814 hektarlık alanın yaklaşık %47'sinde tarım yapılmaktadır. Dolayısı ile bu ovada, bu bölgede, bütüne baktığımızda ülkemiz için tarım önemlidir. Yörede, özellikle bazı bitkilerin yaygın yetiştiriciliği yapılmaktadır. Hatta bu nedenle, bu ürünler, ülkemizde, ödemiş adıyla sembol olmuş ve markalaşmıştır. Nedir bu ürünler? Dediğimizde de hemen patates, karpuz, fidancılık aklımıza gelebilmektedir. Ancak bunların dışında, günümüz tarımında, alternatif ürünleri de konuşmamız gerekiyor. Dünyada ve Ülkemizde son yıllardaki gelişmeler, ekonomiyi ve verimliliği ön plana çıkarmıştır. Ve bu anlamda bu alternatif bitkilerin üretimi, birim alandan daha fazla ürün ve gelir elde edilmesine yöneliktir. Bu nedenle de, gerek tarımla uğraşan üreticiler gerekse tarıma dayalı endüstri, alternatif tarım ürünleri arayışına zaten girmiştir. Ayrıca yine son yıllarda, arz talep dengesizlikleri ile geleneksel tarım ürünlerinden elde edilen kazanç da üreticileri zaman zaman memnun etmemektedir. Bu nedenle de alternatif ürünlere yönelim önem taşımaktadır. Yine son yıllarda, Ekolojik Tarım yöntemi ile yapılan üretim sekli ile üretilen ürünleri de, alternatif tarım ürünleri içinde belirtebiliriz. Ancak bu farklı bir panelimizin konusunu oluşturacak. Alternatif tarım ürünleri yetiştiriciliği ile gerek iç ve gerekse diş pazarlardaki ürün çeşitliliğimizi de arttırabiliriz. Ve böylece hem üretici gelir düzeylerine, hem bölge ve hem de ülke ekonomisine katkılar sağlayabiliriz. Özellikle de, verimliliği ve ekonomik değeri yüksek alternatif bitkiler ile, ekonomik kazançlar yöre üreticileri için daha da artabilir. Tekrar söylemek istiyorum, küçük menderes havzası, sahip olduğu güzel ekolojik koşulları ve verimli toprakları nedeniyle, alternatif tarım ürünlerinin üretimi açısından çok avantajlı bir konumdadır. Ayrıca, günümüzde, hemen hemen herkesin sağlıklı ve bilinçli beslenme konusunu önemsemesi ve yaşam standartlarının da yükselmesi sonucunda alternatif tarım ürünlerine olan talepler de tüketici bazında giderek artmakta ve daha da artması da beklenmektedir.” dedi.

Ege Üniversitesi  Doçent  Doktor  Funda Yoldaş Enginar yetiştiriciliği konusunda çeşitli bilgiler verdi. Yoldaş “Ülkemiz tarım ürünleri çeşitliliği yönünden çok geniş yelpazeye sahip nüfusumuzun yaklaşıl yüzde 41 tarımla uğraşan bir kesimi oluşturuyor. Dolayısıyla bitkisel üretimde yüksek performansla çalışılan özellikle küçük menderes havzasında ve çevresinde sebzecilik çok geniş bir şekilde işlevselliğini yürütüyor. Tabii ki bunun en büyük avantajı aile işletmeciliği şeklinde, ailenin her ferdinin üretim içeresinde yer almasıdır. Coğrafi bölgemizin artıları bize farklı ürünler yetiştirme şansının yaratmış oluyor. İklimin elverişli olması, suyunda olması bir etkendir. Sözleşmeli  tarım bildiğiniz üzere özellikle hayvancılık dışında sebze üretiminde, domates te biberde ve diğer farklı ürünlerde gerçekleştirilen bir üretim modeli, sözleşmeli tarın deyince ürünle ilgili tüm girdilerin tohum olabilir, fidan olabilir bunun yanında zirai girdiler ilaç, gübre ve benzeri tün girdilerin sözleşmeyi yapan firma tarafından sözleşme kapsamında üreticiye katkı verilirdi. Tabi ki ücret karşılığında ve sözleşme sonrasında ürünün satın alındıktan sonra bu eksi haneye yazılan girdilerin bu toplan tutardan düşmesi şeklinde uygulanıyor. Tabii üreticilerimizi sözleşmeli tarıma yönlendiren faktörlerin en önemlisi ürünün satış garantisinin olması, dolayısıyla sözleşme yaptığınız zaman ürünü pazarlayacağınız noktayı da biliyorsunuz. Ürünü ne kadara kime satarım soru işareti olmuyor.  Bu açıdan çok önemli özellikle ürünü pazarlama açısından çok güzel bir çözüm yaratmış oluyor. Bunun yanında üretici tek ürüne yöneliyor. Özellikle patates üretimi, karpuz üretimi çok güzel, çok başarılı ürünler yapıyoruz. Ama peki kazanç yönünden bazen sonuç alamıyoruz. Bunun sebebi de az talep ve piyasadaki istikrarsızlık dolayısıyla üretici çok iyi bildiği tarım yapıyor ama pazarlama konusuna gelince burada takılıyor.  Alternatif tarıma enginar çok yıllık bir sebze, dikim yapılan yerde yaklaşık 8-10 sene verim alınan bir sebze , sebzenin üst kısmı kış aylarında özellikle soğuk havalarda donabiliyor. Ama alttaki bu geniş kalın köklere sahip olan kısım uzun yıllar bulunduğu yerde yaşamını sürdürebiliyor. Enginarlar birçok toprak çeşidinde yetiştirilebilen derin köklü bitkilerdir fakat en iyi sonuç derin, verimli ve iyi süzülmüş topraklarda alınır. Aşırı drenajlı düşük derecede nem tutma özelliklerine sahip olan hafif topraklardan kaçınılmalıdır. Enginarlar, filizler maksimum ebada ulaştığında hastalanmalıdır. Önce ilk filizler hastalanır. İkinci ve üçüncü filizler maksimum büyüklüğe ulaştığı zaman hastalanır. Filizler olgunlaştıkça aralarındaki renk ve görüntü farkı ne zaman hasatlara yapılacağına dair tek ipucudur. Gereğinden fazla olgunlaşan filizler iç kısımlarda mor renge dönüşür, acımsı ve odunsu, daha az yenilebilir, etli bir dokusu olur. Filizin renginin ve görüntüsünün olgunlaşma seviyesiyle ilişkisini gözlemlemek için birkaç filizi saptan uca doğru kesmek yetiştiricinin ne zaman hasatlara yapması gerektiği konusunda yardımcı olabilir.” dedi.

Ege Üniversitesi  Doçent Doktor Özlem Alan Kuşkonmaz ise Tatlı Mısır Yetiştiriciliği  konusunda bilgiler verirken  “Kuşkonmaz yaklaşık 6 yılıdır okulumuzda çalıştığımız bir ürün aslında bölgemizin de hiç yabancı olmadığı ,yabanisinin ide doğada bulunduğu bir tür , kuşkonmaz  kralların yemeği diye bilinir, zenginlerin yediği bir ürün olarak tanımlanıyor. Ülkemizde ilk defa cumhuriyet döneminde Mustafa Kemal Atatürk ün girişimleriyle getirtilmiş ve Yalova’daki devlet üretme çiftliğinde üretimine başlanmış ,fakat fazla üretilmemiş bir ürün ,yabanisini severek yiyoruz. Bizim yöremizde sarmaşık olarak bilinen türü kuşkonmazın yabanisi deniliyor ama burada bir yanlışlık var. Sarmaşık aynı ailede ama kuşkonmazın yabanisi değildir” dedi.

Panel  kapsamında ayrıca  Doktor ve Öğretim Üyesi Erkan  Eren  Mantar yetiştiriciliği  konusunda çeşitli bilgiler verirken ayrıca  Öğretim görevlisi Doktor  Evren  Güner de  Meyvecilik  ve Süs Bitkileri Fidancılığı konusunda  çeşitli bilgiler verdi.

Ödemiş Belediye Kültür Merkezinde gerçekleşen panele Kaymakam  Kasım Fikret Dayıoğlu, Ödemiş Belediye Başkan vekili Derya Coşkun, Ödemiş Belediye Başkan yardımcısı  Özay Kaptan,  Tarım ve Orman  Ödemiş İlçe Müdürü İbrahim Altantaş ve Ege Üniversitesi Ödemiş Meslek Yüksek Okulu öğrencileri katılım sağladılar.

Haber : Turgay Konuralp

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.