İç güvenlik değil iç diktatörlük

İç güvenlik değil iç diktatörlük

Gece yarısı mecliste kabul edilen iç güvenlik yasasına karşı basın açıklaması düzenleyen Eğitim Sen Torbalı Temsilciliği, yasanın diktatörlüğe zemin hazırlayacağını iddia etti

ANİDEN mecliste yeniden görüşülerek gece yarısı mecliste kabul edilen iç güvenlik yasasına karşı basın açıklaması düzenleyen Eğitim Sen Torbalı Temsilciliği, yasaya tepki gösterdi. İç güvenlik yasasının, diktatörlüğe zemin hazırlayacağını ifade eden Eğitim Sen Temsilcisi Kemal Karakoyun, “Polisin, kolluk güçlerinin yetkilerini olağanüstü artıran "İç Güvenlik Paketi" TBMM Genel Kurulu`nda bir gece yarısı operasyonu ile kabul edilmiştir. Türkiye`nin sorunlarını çözmek bir tarafa, yeni sorunların ortaya çıkmasına neden olacak olan düzenlemeye yönelik bütün eleştirilere kulaklarını tıkayanlar, şiddet politikalarını meşrulaştırmak için hamle üstüne hamle yapmaktadır. Asıl gerekçesi olası toplumsal direnişleri daha başlamadan zor gücüyle bastırmak olan, bu nedenle 6-8 Ekim 2014`te yaşanan Kobanê olayları bahane edilerek gündeme getirilen "İç Güvenlik Yasası", meclis içinde ve dışındaki muhalefetin, asıl hedef olan emek ve demokrasi güçlerinin bütün eleştiri ve itirazlara rağmen yasalaştırılmıştır. "İç Güvenlik Yasası"nın AKP tarafından bu ısrarla savunulmasının arkasında, emekçilerin ve halkın örgütlü mücadelesi ve muhalefetinden duyulan korku yatmaktadır. İç güvenlik yasasını giderek derinleşen siyasi kaos ortamından ve iktidarın uyguladığı baskıcı, otoriter ve saldırgan politikalardan bağımsız değerlendirmek mümkün değildir” ifadelerinde bulundu.

BARIŞÇIL PROTESTO HAKKI ENGELLENİYOR

KARAKOYUN sözlerine, “Türkiye, özellikle Gezi Direnişi sürecinde görüldüğü gibi barışçıl protesto hakkının engellenmesi ve ateşli silahların kullanılması dahil olmak üzere polisin aşırı güç kullanımı ve siyasi baskılar konusunda dünya çapında yeterince kötü bir sicile sahiptir. Polise savcı izni olmadan 24 saat süreyle "önleyici gözaltı" işlemi yapma yetkisi verilmesi ve gözaltı süresinin yeniden 4 güne çıkarılacak olması, Türkiye`nin 12 Eylül darbe koşullarına, 1990`lı yıllara yeniden dönmesi, bugüne kadar yaşanan polis cinayetlerinin katlanarak artması anlamına gelmektedir. Türkiye`nin emek ve demokrasi güçleri bu topraklarda faşizmin adım adım kurumsallaşmasına izin vermeyecek, emek, demokrasi ve barış mücadelesini inatla ve kararlılıkla sürdürecektir” ifadeleri ile devam etti. HASAN DEMİR

 

Bu habere yorumunuzu yazabilirsiniz.